Kategori: Şoklar

HİPOVOLEMİK ŞOK

Hipovolemik Şok: Kan kaybı, kusma ve ishalle sıvı kaybı, plasma kaybı gibi nedenlerle meydana gelir.

Hipovolemik şok, dolaşımda dolaşan kan hacminin kritik seviyenin altına düşmesi sonucu ortaya çıkan tıbbi bir acil durumdur. Bu durum, organlara yeterli oksijen ve besin taşınmasını engeller ve çeşitli komplikasyonlara yol açabilir.

Hipovolemik şoka yol açabilecek bazı nedenler şunlardır:

  • Kan kaybı: Yaralanma, cerrahi müdahale, burun kanaması veya mide ülseri gibi durumlar kan kaybına neden olabilir.
  • Sıvı kaybı: Kusma, ishal, aşırı terleme veya yanıklar gibi durumlar sıvı kaybına neden olabilir.
  • Plazma kaybı: Yanıklar, böbrek hastalığı veya enfeksiyonlar gibi durumlar plazma kaybına neden olabilir.

Belirtileri

Bu şok türünün belirtileri şunları içerir:

  • Hızlı ve zayıf nabız
  • Hızlı ve sığ solunum
  • Baş dönmesi veya bayılma
  • Solgunluk ve soğuk cilt
  • Terleme
  • Bilinç bulanıklığı veya kaybı
  • Azalmış idrar üretimi

Tedavisi

Acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir durumdur. Tedavi, şokun nedenine ve şiddetine bağlı olarak değişir. Genellikle intravenöz sıvı ve elektrolit replasmanı, kan transfüzyonu ve oksijen tedavisi içerir.

Hipovolemik Şok Önleme

Hipovolemik şoku önlemenin en iyi yolu, altta yatan nedenleri tedavi etmek veya önlemektir. Örneğin, diyabet veya yüksek tansiyon gibi kronik hastalıkları yönetmek önemlidir. Ayrıca bol sıvı içmek ve aşırı sıvı kaybına neden olabilecek aktivitelerden kaçınmak da önemlidir.

Hipovolemik şok hakkında daha fazla bilgi için lütfen bir doktora danışın.

Not: Bu bilgiler tıbbi tavsiye olarak değerlendirilmemelidir. Herhangi bir sağlık sorunu yaşıyorsanız veya endişeleriniz varsa lütfen bir doktora danışın.

Güncel sertifikalı ilk yardım eğitim tarihlerini inceleyebilirsiniz.

Toksit Şok | Toksit Şok Nedir?

Toksik Şok Sendromu Stafilokokkus Aureus adı verilen bir bakterinin salgıladığı toksinler tarafından meydana getirilen, hayatı tehdit edebilecek boyutlara ulaşabilecek ciddi bir enfeksiyondur. Son derece nadir görülür. Bir çeşit kan zehirlenmesi olarak kabul edilebilir.

Toksik Şok Sendromunun nedenleri nelerdir?

Nadiren de olsa vajinal tampon kullanan kadınlarda bakteri için çok iyi bir ortam olan kan, tamponun uzun süre değiştirilmemesi nedeniyle vajinada uzun süre kalır ve bu bakteriler hızla çoğalır, yaydıkları toksinler kişinin kanına karışır ve toksik şok sendromu gelişir. Uzun süre vajinada bırakılan tamponlar bakterilerin üremesine zemin hazırlar. Vajina tahriş olursa, bakteriler kana karışabilir. Ancak sadece tampon kullanımı değil, jinekolojik cerrahi müdahaleler, bazı doğum kontrol yöntemleri ve eklem iltihabı da toksik şoka neden olabilir. Aynı zamanda Staphylococcus aureus bakterisi ile dirsek ve burun yaralanmalarında yara temiz tutulmazsa toksik şok sendromu oluşabilmektedir.

Toksik Şok Sendromu nasıl teşhis edilir?

Toksik Şok Sendromu ile ilişkili şikayetler şunları içerir:

Ateş, kızarıklık ve deride soyulma, kas ağrısı, ishal, kan basıncında ani düşüş.

Adet görüyorsanız ve vajinal tampon kullanıyorsanız, aşağıdaki belirtilere dikkat edin ve bir doktora görünün:

  • Aniden yükselen ve 38 dereceyi geçen ateş
  • Baş ağrısı
  • Mide bulantısı ve kusma
  • İshal
  • Bilinç değişiklikleri
  • Vücudun her yerinde yaygın kaşıntı
  • Sık eklem ağrısı

TOKSİK ŞOK SENDROMUNDA NASIL KORUNULUR

Toksik şok sendromu riskinizi azaltmak için alabileceğiniz bazı öneriler:

Tamponu yerleştirmeden önce ve sonra daima ellerinizi yıkayın.
Tamponun kirlenmesini önlemek için, etrafını saran ambalajı çıkarın, böylece eliniz tampona değmez.
Ambalajın kilidini açmak için önce tamponu çevirin.
Tampon sargısını alttan çıkarırken tamponu YUVARLAK UÇTAN tutun.
İpini çöz.
Ardından tamponu ipinden tutun ve bu sefer sargıyı yuvarlak uçtan çıkarın.
Artık hiç dokunmadığınız tamponu takabilirsiniz.
Yeni bir tampon takarken, her zaman daha önce kullanılmış olan tamponu çıkarın.
Adetinizin sonunda tampon kullanmanıza gerek yoktur çünkü bu süre zarfında vajinanız kurur ve tampon taktığınızı unutabilirsiniz.
Tamponunuzu her 4 saatte bir veya akıntı ağırsa daha sık değiştirmelisiniz.
Tahliye miktarına uygun emiciliğe sahip tamponlar kullanın. Örneğin, arabellekleri daha sık değiştirme zahmetinden kaçınmak için bir süper arabellek kullanın.
Geceleri tampon kullanmayın. İki sebep var. Öncelikle tamponu 4 saatte bir değiştirmek gerekiyor. İkincisi, uzanmak, gün içinde yürürken olduğu kadar yerçekiminin tampona çok fazla kan çekmesine izin vermez.
Tamponu vajinanıza zorlamayın. Rahatsızsanız ped kullanın.
Tamponu sadece regl döneminde kullanın, diğer zamanlarda kullanmayın.

YouTube Kanalımız: https://www.youtube.com/@ilkyardmkursu8216/

KAÇ ÇEŞİT ŞOK VARDIR?

Şok Çeşitleri

Şok Çeşitleri ve Kaç çeşit şok vardır?

Kaç çeşit şok vardır, kaç çeşit şok var detaylar:

Nedenlerine göre 4 çeşit şok vardır:

Kardiyojenik şok, kalbin pompalama yeteneğinin azalmasından kaynaklanan dokulara yetersiz kan akışıdır. En yaygın nedeni sol ventrikül yetmezliği ile akut miyokard enfarktüsüdür. Akut mitral yetersizlik ve ventriküler septal defekt, hipertrofik kardiyomiyopati, kalp kapak hastalığı ve miyokardit gibi mekanik komplikasyonlar şokun diğer nedenleri arasındadır.

Hipovolemik şok, intravasküler hacmin azalması sonucunda yetersiz doku perfüzyonunun sonucudur. Şok, fizyopatolojisi tam olarak anlaşılamamış olsa da organizmanın homeostazı sürdürmek için sergilediği bir dizi nöroendokrin, metabolik ve immünolojik olaydır.

Toksik şok sendromu, Staphylococcus aureus adlı bir bakterinin salgıladığı toksinlerin neden olduğu ve hayatı tehdit edici hale gelebilen ciddi bir enfeksiyondur. Son derece nadirdir. Bir tür kan zehirlenmesi olarak kabul edilebilir.

Anafilaksi, acil tedavi gerektiren ciddi, potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir alerjik reaksiyondur. Bu reaksiyon, alerjik bir kişinin fıstık veya arı sokması gibi alerjik bir nesneye maruz kalmasından saniyeler veya dakikalar sonra ortaya çıkabilir.

ŞOKTA İLKYARDIM UYGULAMALARI NELERDİR?

Şokta İlk Yardım Uygulamaları Nelerdir?

  • Kendinin ve çevrenin güvenliği sağlanır,
  • Hava yolunun açıklığı sağlanır,
  • Hasta/yaralının mümkün olduğunca temiz hava soluması sağlanır,
  • Varsa kanama hemen durdurulur,
  • Şok pozisyonu verilir,
  • Hasta/yaralı sıcak tutulur,
  • Hareket ettirilmez,
  • Hızlı bir şekilde sağlık kuruluşuna sevki sağlanır (112),
  • Hasta/yaralının endişe ve korkuları giderilerek psikolojik destek sağlanır

İlk Yardım Sertifikası Almak İçin

Src Belgesi

Psikoteknik

ŞOK POZİSYONU

Şok Pozisyonu Nasıl Verilir?

Şok pozisyonu nasıl verilir bilgiler:

  • Hasta/yaralı düz olarak sırt üstü yatırılır,
  • Hasta/yaralının bacakları 30 cm kadar yukarı kaldırılarak, bacakların altına destek konulur(Çarşaf, battaniye yastık, kıvrılmış giysi vb.),
  • Üzeri örtülerek ısıtılır,
  • Yardım gelinceye kadar hasta / yaralının yanında kalınır,
  • Belli aralıklarla (2-3 dakikada bir) bir yaşam bulguları değerlendirilir.

İlk Yardım Sertifikası Almak İçin

Src Belgesi

Psikoteknik

Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı

ŞOK BELİRTİLERİ

Şok belirtileri şunlardır:

İlk Yardım Sertifikası Almak İçin

İlk Yardım Kursu Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin Sayfayı Ziyaret Edebilirsiniz: https://www.yeniumitilkyardim.com/ilkyardim-dersi.php

Src Belgesi Belgesi Almak İçin : https://www.srcbelgesi.co/

KARDİYOJENİK ŞOK

Kardiyojenik Şok Nedir?

Kardiyojenik şok, vücudumuzda dolaşan kan ve hacmini normal ya da artmış olmasına rağmen, kardiyak outputun ani olarak da azalmasına neden olarak doku perfüzyonunun yetersiz olmasına neden olur. Yani kalp kökenli nedenler de dolaşımdaki kanın dokulara yeterli efektif olarak gönderilememe durumudur.  Özellikle de akut miyokard enfarktüsü sonrasında yoğun bakımda olan hastaların ölümlerine neden olabilir. Son 30 yılda hastaneye canlı gelebilen hastalarında canlı kalma oranı % 6 ile 8 arasındadır. Bu rakamın kardiyojenik şok mortalitesinin çok yüksek olduğunun gösterir.

En önemli nedeni ise akut miyokard enfarktüsü sonucu oluşan yaygın miyokard hasarlardır.

Bunun dışında:

  • Akut Myokard Infarktüsü
  • Pompa yetmezliği
  • Mekanik komplikasyonları
  • Papiller adele rüptürüne segonder akut mitrali regürjitasyon
  • Ventrikülerseptal defekt
  • Serbest duvar rüptürü
  • Sağ ventriküler enfarkt
  • Kardiyak kasılmalarının ciddi depresyonu
  • Sepsis
  • Myokardlt
  • Myokardial kontüzyon
  • Kardiomiyopati
  • Kan akımların mekanik tıkanması
  • Aort stenozu
  • Hipertrofik kardiyomiyopati
  • Mitral stenoz
  • Sol atrial miksoma
  • Perikardiyal tamponad
  • Sol ventriküler outputun regürjitasyonu
  • Kordal rüptür
  • Akut aort yetmezliği nedenlerden de olabilir.

Güncel sertifikalı ilk yardım eğitim tarihlerini inceleyebilirsiniz.

Anaflaktik Şok Nedir?

Anaflaktik şok, Anaflaktik şok hakkında bilgiler :

Kişinin duyarlı olduğu bir maddeyle (alerjik) karşılaşması sonucunda meydana gelen anaflaksinin kısa sürede oluşturduğu şiddetli belirti ve bulgulara anaflaktik şok denir.

Anaflaktik Şok Belirtileri

Anafilaksi, alerjenle karşılaşmayı takip enden ilk iki saatte, özellikle 5-30 dakikada kendini gösterir. Belirtiler ne kadar erken başlarsa o kadar ağrılı veya şiddetli olur. Bazen iyileşmeden birkaç saat sonra belirtiler tekrarlayabilir ve bu durum bifazik reaksiyon olarak adlandırılır. Klinik tablosunun birkaç gün devam etmesi uzamış anaflaksi olarak da tanımlanabilir.

Anafilaksi, alerjisinin etkili olduğu yere veya alerjinin seyrine göre farklılık gösterir. Deride farklılıklar ortaya çıktığında kaşıntı, kurdeşen, karıncalanma, sıcak basması, yüzde kızarma, bütün vücutta veya göz etrafında şişkinlik, kırmızılık, dudak, dil, küçük dil ve yumuşak damakta kaşıntı ve şişlik, avuç içi, ayak tabanı ve genital bölgede kaşıntı gibi belirtiler görülebilir. Solunum sisteminde alerji olduğunda burunda akıntı, kaşıntı, tıkanıklık, hapşırık, boğulma hissi, öksürük, göğüste sıkışma hissi, ses kısıklığı, yutmada zorluk, nefes darlığı, hışırtı ve solunum yetmezliği gibi bulgular ortaya çıkar. Dolaşım sisteminde alerji oluşmaya başladığında düşük tansiyon, taşikardi, şok, bayılma, göğüs ağrısı, kalbin az ya da çok çarpması, kalp durması ile kendini gösterir. Gastrointestinal sistemde  ise ağrı, kramp, bulantı, kusma ve ishale sebep olur. Ayrıca, ağızda metalik tat, terleme, rahmin kasılması, idrar kaçırma, baş ağrısı, bulanık görme, bilinç değişiklikleri ve halüsinasyon görülebilir. Anaflaksi rahatsızlığında ölüm sebebi gırtlak ödemi, tansiyon düşüklüğü ya da kalp krizi olabilir.

Anaflaktik Şok Nedir?

Anaflaktik Şok Nedir?

Anafilaktik Şokta Hangi İlaçlar Kullanılır?

Anaflaksi şikayeti görülür görülmez en yakın sağlık kuruluşlarına ulaşılması gerekir. Beyin ve kalp gibi organlara daha fazla kan gitmesi ni sağlamak amacıyla hastanın sırt üstü yatırarak bacaklarını yukarı kaldırılmalı.

Geç kalınmadan adrenalin uygulanması yapılmalıdır. Anafilaksinin şikayete göre hastaya adrenalin ile birlikte sıvı ve oksijen de verilir. Adrenalin, birçok etkisini olduğundan tedavide ilk kullanılan ilaçtır. Beta 2 reseptörler üzerine etkileri bronşlarda rahatlamayı gerçekleştirdikten sonra, alfa 2 reseptörlere olan etkileri damarların genişlemesini azaltır. Anaflaksinin ilk bulgularında iyileşme başladıktan sonra kortikosteroid tedavisi uygulanır. Ancak steroidin etkisi kısa sürede başlamadığından dolayı öncelikle kullanılmaz.

Kortikosteroidler, hayat kurtarıcı ilaçlar olmayıp yalnızca inatçı organ disfonksiyonunda yardımcı tedavi ajanı olarak geç faz reaksiyonları hafifletmek amacıyla kullanılabilir. Hasta, tedavi sonrasında ise belli süre takip edilir. Bu süre boyunca,solunum sistemi bulgusu olan hastalarda  6-8 saat, kardiyovasküler hastalık bulgusu olan kişilerde de en az 24 saattir. Hasta, taburcu olduktan sonra ise 72 saat süreyle histamine karşı etki göstererek alerjiyi tedavi eden antihistaminik ve kortizonlu ilaçlar verilir.